Otomobil

Kuzey Kıbrıs 2.El veya Sıfır Araba Fiyatları

Her şeyden önce unutulmaması gerekir ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde araç alım satımı genel olarak dövizle gerçekleşmektedir. Bu nedenle de son zamanlarda baş göstermiş olan ekonomik kriz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türkiye’den daha çok etkilemiştir. Ancak buna rağmen halen daha araç fiyatları bariz şekilde çok daha uygundur. Öyle ki zaman zaman Türkiye’deki fiyatların yarısına dahi araç bulmak mümkün olabilecek, aradaki fiyat farkı yarısından dahi daha fazla olabilecektir. Bunun yanı sıra bu ekonomik krizin meydana getirdiği olumsuzlukları gidermek adına devlet birtakım teşvikler de uygulamaya başlamış, araç fiyatları nispeten de olsa normale dönmüştür.

Kuzey Kıbrıs 2.El Araba İlanları

Unutulmaması gerekir ki araçların nereden satın alındığına göre de fiyatları değişkenlik gösterecektir. Söz misali genel olarak galerilerde satılan araçların pek çoğu Japonya gibi ülkelerden ithal edilmekte ve bu nedenle de neredeyse sıfır ayarında satışa sunulmaktadır. Ancak bu makul fiyatlardan istifade etmek isteyenlerin tercihi genel olarak ikinci el araçlar olmaktadır. İkinci el araçlar her ne kadar daha makul fiyatlı gözükse dahi aşağıda ifade edilen birtakım sorunlar ile karşılaşmak da olasıdır. Bu nedenle her açıdan dikkatli olmakta yarar vardır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Türkiye’ye Araç Getirilebilir mi?

Pek çok insan bu cazip fiyatları gördükten sonra araba alarak Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti’nden Türkiye’ye getirmek istemektedir. Bu elbette mümkündür ancak çok sıkı kabul edilebilecek şartları olduğunu da bilmek gerekir. Örnek olarak araçları aldıktan sonra Türkiye’ye getirmek için öncelikli olarak bu araçların sahiplerinin toplamda 185 gün boyunca adada kalmış olması gerekmektedir. 185 günün kesintisiz olması da zorunludur. Söz misali beş yıl boyunca aralıklar ile 185 gün kalmış olmak yeterli gelmeyecektir. Ancak bu 185 günlük sürenin ne şekilde geçirileceğine dair herhangi bir sınırlama en azından açık bir şekilde mevcut değildir. Örnek olarak turist olarak da bu süreyi geçirmek mümkün olduğu gibi burada çalışan ya da öğrenci olmak da 185 günlük sürenin içerisinde sayılacaktır.

KKTC’den veya Türkiye’den Araç Gümrük Geçiş İşlemleri

Bu süreyi geçirmeden adadan arabayla şans eseri de olsa çıkış yapmak mümkün değildir. Zira bu gibi planları olan pek çok insan bulunduğu için adaya giriş ve adadan çıkışta son derece katı güvenlik önlemleri bulunmaktadır. Gümrük geçişlerinde ise adaya giriş ve adadan ayrılış tarihlerinde en ince detayına kadar bakılmaktadır. Hal böyle olunca da 185 gün tamamlanmadan evvel arabayı adadan çıkarmak mümkün olamayacaktır.

Araç Türkiye’de Sınırsız Kalabilir mi?

Giriş ve çıkış tarihleri arasında geçen süre 185 günü bulmuş ya da bu süreyi geçmiş ise arabayı adadan feribotlar vasıtası ile çıkarmak mümkün olabilecektir. Ancak bu feribotlarda yer bulmak her zaman mümkün olmayabilir. Haliyle gün kaybetmemek adına daha öncesinde araç rezervasyonu yapılması da yerinde olacaktır. Akabinde adadan aracın çıkarılmasından sonra ancak belirli bir süre kalabileceği gerçeği göz ardı edilmemelidir. Eğer 185 günlük süre tamamlanmış ise aracın Türkiye’ye giriş yaptığı tarihten itibaren en fazla iki (2) yıl kadar kullanılması mümkün olabilecektir. Bu sürenin aşılması durumunda yasal yaptırımlar ile karşı karşıya kalınacağından dolayı aracın yeniden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne götürülmesi icap edecektir.

Kıbrıs’dan veya Türkiye’den Gelen Aracın Kalma Süresi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne araç yeniden feribotlar vasıtası ile götürüldükten sonra ise aynı prosedürün tekrar işletilmesi gerekecektir. Yani araç sahibi yeniden aracı ile birlikte 185 gün boyunca adada kalmak durumundadır. Bu süre içerisinde bir önceki cümlede de ifade edildiği üzere araç sahibinin de aracıyla beraber adada kalması zorunludur. Bu araç adada bırakıldıktan sonra farklı bir araç ile adadan çıkış yapılması ya da bu aracın satılması ve başka bir araç ile Türkiye’ye gelinmek istemesi gibi girişimler hiçbir şekilde kabul edilmeyecektir. Özetle bu konuda kurnazca girişimlerin neredeyse tamamının önüne geçilmiş, araç sahiplerine yönelik en ufak bir açık kapı dahi bırakılmamıştır demek yanlış olmayacaktır. Ancak adada ikamet eden ya da adaya sıklıkla gidip gelenler elbette bu sistemin meydana getirdiği herhangi bir mağduriyet ile de karşı karşıya kalmayacaklardır. Zira bu şekilde bir organizasyonun asıl amacı bu gibi kimselerin istifade etmesine olanak tanımaktır. Kurallar ise pek tabii buna müsaittir.

Kıbrıs’daki Arabalar İçin Hasar Kaydı ve Pert Kaydı Sorgulama

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ekspertiz ya da benzeri hizmetleri bulmak yok denecek kadar azdır. Bunun yerine tanıdık birkaç oto tamircisi ile görüşmek son derece yararlı olacaktır. Zira araç alım satımında dolandırıcılık ya da araç satın alan kimsenin bilgisizliğinden, deneyimli olmayışından istifade etmek gibi durumlar ile son derece sık karşılaşılır. Hal böyle olunca da farkında olmadan çok ciddi masraflarla karşı karşıya kalmak adeta an meselesidir. Ekspertiz hizmeti olmadığından dolayı araçlar birden fazla güvenilir ve mümkünse tanıdık ustaya gösterilmeden satın alınmaması en doğrusu olacaktır.

Ancak Kıbrıs’ta otomobil ustalarının pek çok zaman ilgisiz ve rahat olduğunu da ifade etmekte yarar vardır. Öyle ki çok ciddi zararlar meydana getirebilecek olan hususlarda dahi endişe etmeyi gerektirecek herhangi bir durum olmadığını ve kontrol etmenin lüzumsuz olduğunu söyleyen ustalar ile oldukça sık karşı karşıya kalınacaktır. Başka bir deyişle gerçek anlamda bu işi titizlikle ve dikkatli bir şekilde yapan ustaların sayısı oldukça azdır. Bu nedenle de araçların nereye gösterileceğini çok iyi seçmek icap edecektir.

Yedek Parça Bulma Zorluğu ve Yüksek Fiyatlı Yedek Parçalar

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde araçların neredeyse tamamı Türkiye’ye göre tersten akan trafiğe göre dizayn edilmiştir ve direksiyon da bu nedenle aracın sağ tarafında yer almaktadır. Bu nedenle yedek parçaları bulmak hem çok zor hem de oldukça pahalı olacaktır. Bu yedek parçaların ise getirilebileceği ülke sayısı son derece azdır. Ancak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından ya da İngiltere ve Malta gibi trafiğin yine tersten aktığı ülkelerden satın alınması icap edecektir. Buna karşın araçlar pek çok zaman bakımsız olduğundan dolayı da yedek parça ihtiyacı hayli fazla olacaktır. Bu nedenle araç satın alırken son derece yüklü masrafların ortaya çıkabileceği gerçeğini ihmal etmemek gerekecektir. Keza araçların pek çoğunun orijinal kilometreleri ile oynandığını, değişeni ya da en azından boyanan parçası olmayan araç bulmanın da hemen hemen imkansıza eşdeğer bir olasılık olduğunu ihmal etmemek yerinde olacaktır.

Öğrenci ve Askerlerin Araba Alması Mümkün Olabilir mi?

Kuzey Kıbrıs’ta görev yapan askerler ve öğrenimlerine devam eden öğrencilerin de elbette araba alması mümkün olabilmektedir. Ancak bu araçların özel bir statüsü bulunmaktadır. Bunlara “salon kayıt araç” adı verilir. Bu araçların satın alınması da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarından biraz daha farklıdır. Salon kayıt arabayı Türkiye’deki benzeri ile özdeşleştirmek icap ederse, şahsi araç demek yanlış olmayacaktır. Yukarıda da ifade edilmiş olan prosedürlerden dolayı öğrenciler ve askerler araçlarını adada kalacakları süre boyunca kullandıktan sonra adadaki görevleri ya da öğrenimleri bittikten sonra bir başkasına satma yolunu tercih etmektedirler.